SİTE İÇİ ARAMA

 

LAZER AMELİYATLARI NİYE ARTIYOR?

Reklâmlar gündelik yaşantımızın bir parçası haline geldi, bu etkili tüketim kültürüne karşı ne yapabiliriz? Önceleri ilan tahtalarında olan reklâmlar, sonraları gazeteler, dergiler derken radyo televizyon ile bizi kuşatan ve sürekli bağıran bu mesajlara sırtımızı dönemeyiz İnsanların her şeye sahip olabileceği ve olması da gerektiği şeklinde ki toplumsal telkin giderek temel yaşam aracı haline geliyor.

Reklâmların toplum üzerindeki etkisi yeni bir insan profili ortaya çıkarıyor yurttaş değil tüketici olmak, vatandaş olma kavramı tüketici olma ile eş anlamlı oluyor. Çoğu reklâm, gerçeğe dayalı karar verme yerine mantıksız ve bilinçsiz seçme düşüncesine dayanır. Reklâmlar doğrudan ve dolaylı yollardan kişisel ve toplumsal sağlık sorunlarına yol açar. Reklâmların artık sadece ilgili mesleki etik kurallar yönünden değil, tıbbi etik kuralları yönünden de değerlendirilmesi gerekir

Lazer Cerrahisi son yılların en tartışmalı konusudur. İnsanların çoğu, etik olamayan pazarlama uygulamalarının etkisi altında kalarak ani karar verip cerrahiye yöneliyor. Lazer teknolojileri “muhteşem”, “devrim” kelimeleri ile topluma sunuluyor.

 Sağlıkla ilgili dürüst bir iletişimde reklâm-propaganda etik değildir; Lasik Cerrahisi, reklâmı yapılan ürünler gibi bir mal olarak pazarlanamaz.Sağlık alanında reklam çok sayıda sağlık problemine sebep olur. Sağlık mesleklerine olan güven ve saygıyı azaltır. Kıt kısıtlı sağlık harcama bütçelerinde talep yaratarak israfa neden olur.

Hekimlik meslek etiği kurallarının ticari amaç ve reklâm yasağı ile ilgili 11.maddesi şöyledir.

(TTB 47. Genel Kurulunda kabul edilmiştir.,10-11 Ekim 1998)
Ticari Amaç ve Reklam Yasağı : Madde:11- Hekim, mesleğini uygularken reklam yapamaz, ticari reklamlara araç olamaz, çalışmalarına ticari bir görünüm veremez; insanları yanıltıcı, paniğe düşürücü, yanlış yönlendirici, meslektaşlar arasında haksız rekabete yol açıcı davranışlarda bulunamaz. Hekim, yayın araçlarıyla yapacağı duyurularda varsa, Tababet Uzmanlık Tüzüğü'ne göre kabul edilmiş olan uzmanlık alanını, çalışma gün ve saatlerini bildirebilir. Tabela ve benzeri tanıtım araçlarının biçim ve boyutları yerel tabip odası tarafından saptanır.

Karşımıza kapitalist tüketim toplumu-çok uluslu tekeller ve onların yasaları, özellikle günümüzün tek süper devleti ABD ve oradan tüm dünyaya dayatılan tüketim modelleri vardır. Pazar incelenir “olabilirlilik araştırmaları yaptırılır, Büyük reklâm kampanyalarıyla topluma “ GEREKSİNİM “ OLARAK DAYATILIR.  Medya destekli etik dışı pazarlama uygulamaları ile tüketim çılgınca desteklenmekte ve artmaktadır

Bununda aracı medya denilen basın, TV, reklâm araçları, hekim duyuruları, sözde tanıtıcı toplantı, kongre ve sempozyumlar gibi iletişim araçlarıdır

Eğer lazer cerrahisi alanında yeni teknolojileri tanıtmak amacıyla mutlaka reklâm yapılacaksa, TTB, oftalmoloji derneği, Sağlık Bakanlığı ve gözlükçüler ve optisyenler konfederasyonun bunun sınırlarını ve kapsamını yeniden belirlemeli, Ayrıca Sağlık Bakanlığının güncel, bilimsel, doğru bilgileri topluma sunan web sitesi kurması gerekir.

Gözlükçülerin lazer cerrahisinin artışında bir sorumluluğu olamaz, çünkü bizler çağdaş insanlarız. Çağdaş olmak teknoloji kullanmayı gerektirir. Bizler lazer teknolojisine değil, etik dışı pazarlanma uygulamalarına ve vatandaşlarımızın bu konudaki bilgi eksikliğinin istismar edilip cesaretlendirilerek, cerrahiye yönlendirilmesine karşıyız.

Her gün ihtiyaçtan fazla, lazer cerrahisi klinikleri mantar gibi çoğalmakta, birbirleri ile de kıyasıya rekabet etmektedirler. Reklâmlarla gözlük kullanıcılarının beklentileri yükseltmekte asla gerçekleşmeyecek vaatler bilinçaltlarına kazınmaktadır. Siz bu aşamadan sonra ametrop kişiye hangi lasik koplikasyonunu anlatırsanız anlatın dinlemez, artık onun beklentisi kartal gibi, süper vizyon görmek ve gözlükten kurtulmaktır, Göze hangi lazer cerrahisi yöntemi uygulanırsa uygulansın, kartal kadar görme keskinliğine ulaşması mümkün değildir. Bu bilimsel ve etik bir yaklaşım olmadığı gibi kabul edilebilir bir durum da değildir.

Bu reklâmları gazetelerde okuyan, televizyonlar da izleyen, gözlük kullanıcıları refractive cerrahinin PRK- LASİK) gözün kırılma kusurlarının düzeltilmesi için tek ve kesin bir çözüm olduğuna inandırılmakta, PRK LASİK cerrahisi yaptıran gözlük kullanıcısı yaşamı boyunca bir daha gözlük kullanmayacağına inanmakta, görme keskinliğinin daha da yükseleceğine yaşamı boyunca süreceğine ve yine yaşamı boyunca gözle ilgili bir problem yaşamayacağına inanmaktadır. Uzak görme kusuru olan birçok kişi, bu problemini çözmek için lazer cerrahisini düşünüyor ve sırf gözlüklerden kurtulmak uğruna, cerrahinin risklerini hiç dikkate almadan ameliyat olma kararı verebiliyor. Oysa lazer cerrahisi sağlık açısından yapılması zorunlu olmayan kozmetik bir işlemdir.

Sivil toplum örgütü yöneticisi ve bir eğitimci olarak bizlerin en önemli görevlerinden biri de toplumun göz ve görme sağlığının korunması ve devamlılığının sağlanmasıdır. Yapılan reklamları ve uygulamaları izleyerek , bilimsel gerçeklerin halkımıza,meslektaşlarımıza,sosyal güvenlik kurumlarımıza, tüm açıklığı ile anlatılması ve sunulmasıdır.Ayrıca 5193 sayılı yeni kanunumuz amaç bölümünde toplumun ve fertlerin sağlığını korumayı bizlere  görev olarak  vermektedir..Unutmayınız ki refraksiyon kusuru insanın en yakın dostu,arkadaşıdır.İnsan dostundan, arkadaşından kurtulabilir mi?Gözlük atılacak bir sağlık gereci değil,kültürün çağdaşlığın sembolüdür.

Türkiye’de lazer cerrahisinin artış nedeni,  bu alanda yapılan  kural yasa tanımaz "ETİK DIŞI PAZARLAMA UYGULAMALARIDIR"


Taylan KÜÇÜKER
ECZACI GÖZLÜKÇÜ
GÖZLÜKÇÜLER VE OPTİSYENLER KONFEDERASYONU YÖNETİM KURULU ÜYESİ

Yorumlar   

 
0 #1 Hakan Ertunk 25-10-2015 05:52
Hatırlatmak isterimki "sigara öldürür" yazılı paketi satın alıp ölümü hızlandıran,
Ölüm riskine rağmen ameliyat masasına yatıp, vucudunu kestirip biçtiren kozmetik amaçlı mide kelepçesi taktıran bir milletiz.
Geçtik laser operasyonunu kontakt lensin dahi yan etkilerini umursamadan amaç dışı kullanmaktan kaçınmayanları bir yazı metni ile kararlılığından vazgeçireceğinizi sanıyorsanız yanılıyorsunuz zira operasyon öncesi imzalatılan "kabul" dokümanını okuyan akıl fikir sahibi hiç gözüne dokundurturmu?
Hiç endişelenmeyin bu gibiler operasyon öncesi gözlüğe para harcamaktan kaçınır, operasyon sonrası ise gözünün değeri kafasına dank eder en iyi koruyucu gözlüğe pazarlıksız yatırım yapar.
Tabii presbiyobinin ilerlemesine bağlı tekrar gözlük kullanma mecburiyeti doğar bu sefer de profesyonel ofis camlarına gözünü kırpmadan bütçe ayırır.
Önerim; bu kararlılıktakilerin fikrini değiştirmek yerine operasyon sonrası yaşayacakları sıkıntılara çözüm olacak ürünler üzerine kendinizi geliştirin.
Böylece hastanızı rahat ettirin dolaylı olarak da maddi manevi tatmin olun.
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile